Başka Dünya Mümkün !

  Her gün kalkıp bir yerlere yetişme telaşında ömürlerimizi tüketiyoruz. Bu tükenişi en iyi açıklayan belki de C. Palahniuk’in Dövüş Kulübü kitabında belirttiği gibi “ Hepimiz heba oluyoruz. Lanet olsun, bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz….

Doğmamış Çocuğa Mektup

Aslında seninle daha tanışamadık. Yakın gelecekte de tanışacakmışız gibi gözükmüyor. Çünkü senin var olabilmen için gereken uygun kişiyi bulma konusunda beceriksizim. Çünkü her konu da hoyrat davranıp, serseri yaşarken konu sen olunca çok ayrıntıcı olabiliyorum. Ama en büyük temennim aşkla var olman küçük ve değerli birey. Sen doğduğun vakitler hayatla ilgili birçok hikâyeler duyacaksın. Birçok öğretilmiş…

Son Yaza – VEDA

Siz hiç çaresiz bir şekilde koskoca adımlar atarken kimseden korkmadan gözyaşı döktünüz mü? Hem de hiç bilmediğiniz bir şehirde. Ben döktüm hem de herkesin ortasında. Ama bir kişi bile fark etmedi. Ben de deliye vurdum. O kadar çok delirdim ki. Duvarlarla konuştum. Bazen dile gelip bana cevap verdiklerini bile düşündüm. Kimi zaman Özdemir Asaf oldum…

Asfalyaları Atık Karadeliklere Sesleniş

    Ege gibi cennetten kaçmaya cesaret etmiş, huzuru huzursuzluğa tercih eden asfalyaları atık serseriyim ben. Kaçarken heybesine sadece kitaplarını alabilmiş, şimdi ruhu tozlu raflar gibi kokan sıradan adamın biriyim. Geceleri karanlık odamda ay ışığıyla başka izler sürmekle meşgul oluyor ve gün içinde gördüğüm, temas ettiğim ve yahut iletişime geçtiğim yaşlı, genç, zengin ve yahut…

Samimiyetle Yaşamak

Oktay Rıfat’ın güzel bir cümlesi vardır: ‘yalnızlık gittiğin yoldan gelir’ diye. Sanki hayatının son perdesi bu cümlenin hakkı verir şekilde gelişmiş. Çünkü insanın sonsuz bir ömrünün olamayacağını bir kez daha idrak etmiş bir haldesin. Biliyorum hayat her gün zamansız bir grilikte insana dur diyebiliyor. Aniden! Çok sevdiklerinden severken vazgeçtin ve dahası birçok olay saklı heybende….

Yalnızlık Samimiyettir

Bugün bu yazıyı neden yazdığımı hala bilmiyorum. Ancak hiç tanımadığım insanlarla konuşmak için yanıp tutuştuğum için yazıyorum. Çünkü yalnızlık bunu gerektiriyor. Ve aslında yazacaklarımın hiç birisini yeni duymadınız ya da yeni işitmediniz. Dipsiz bir kuyuda sonsuz şekilde naylon poşet gibi savrulmakla meşgulum. Ki sözlerim ve yazdıklarımın saçmalığı buna tercüman olacaktır. Adım kadar eminim. Kaybettiklerimle, arzu…

İçimizden Biri: Didem Madak

1970 yılında doğmuştur Didem Madak. Kısacık ömrüne ne çok hikâye sığdırmış bir cadıydı kendisi. 2014 yılında katıldığım sempozyumun o harika sürprizi olan söyleşi görüntülerini görünce tebessüm halim acı ile birleşmişti. Ne güzel konuşuyordu, ne kadar da dalga geçen bir tutumu vardı. Çok ciddi bir insanın ya da kravatlı bir resmiyet ortamının en cadı kızıydı işte….

Cam Kadın Taş Adam

O gün tek başına yürüdüğünü unutmuştu sanki. Yanında etrafında yahut yakınında birileri onu görecekmiş gibi hareket ediyor. Kafası önünde yürüyordu. Hatta çok telaşlı yürüyordu. Fakülte kapısına geldiğinde sadece beni fark etmişti. Başını kaldırdı gözlerimin içine baktı. Merhaba dedi. Ben ise dünden kalma, ağzında sigarası olan ve umarsız halde merhabasına tebessüm ederek ve anlamsız bir laf…

Farklı Hayatlar

        Ben sana teşekkür etmek isterdim. Haberim yokken alnıma kondurduğun öpücükler için. Çünkü hala içimi sızlatıyor. Serinlik vuruyordu ruhuma sen öpünce, canlanıyordu ruhum. Sen mavi hüzünbozan kuşuydun, ben ise savruk bir serseri.         Üzülme bea aslan parçası geçti gitti işte her şey. Ne var yani ilk sen unutulmadın ya…

İhtilalinden Önce

Her şey zamanın sonsuzluğunda yol almak gibi. Uzun hayat yolunda kendimizi sadece terkedilmiş hissiyatıyla dolduruyoruz. Kimliklerimizi, benliklerimizi yitiriyor günlük rutin alışkanlıklar içerisinde komik uğraşlarla meşgul oluyoruz. Aniden yol ortasında yer alan bir tabela, zamansız müzik yahut isimsiz bir koku unutmaya çalıştığımız hatıralarımızı aniden bizlere hatırlatıp gönül koymakla meşgul ediyor. Bizler.. Kimiz peki biz? Biz diye…