Anılarda Kaybettik İnsanlığımızı

  Sanki bir yerden başlamak gerekse cümlelere ya da kelimelere ruhumuz da saklamaya çalıştığımız ürkek yaralar ortaya çıkıyor. İnsan zaten hep bir şeyleri eksik yaptım hissiyatında değil midir yahut öyle hissetmez mi ? İnsan diyoruz dünyanın belki de o en büyük cümlesini kuruyoruz. En acı ve komik tüm kavramlar dolaşmaya başlıyor beynin sinir nöronlarında. Aşk acıların geliyor mesela akla, kazık atan dostların geliyor ,çok aranıp bulunamayan mutlulukların özlemlerin geliyor aklına sonra hafif acılı tebessümlerde ,aşkın heyecanına yenilmiş genç aşık zamanların düşüyor zihnine. Ölümün titrettiği bedenler geliyor hüzün çöküyor zihnine.
Düşünüyorsun bir zamanlar dışarıdan geldiğinde tüm evi kaplayan o çıtır börek kokuları nerede, gençliğin gözü kör olduğu zamanlar da o her şeyleri bilen yaşlı devler nerede soramıyorsun bile. O karanlık sona bu kadar hızla yaklaşırken senden kaçıp giden hatıralarını zihninde yaşatmakla meşgulsün. Kızmak için vakitlerin bu kadar az ve anıların dar olduğu bir zamanda yaşarken, sen kendinin zihninde hapishane olmaya devam ediyorsun.
Anılar derinleştikçe zorlaştırıyorsun vedaları. Şehirlerin oluyor ve şehrin her sokağına verdiğin isimler oluyor senin. İlklerini paylaşıyorsun şehirlerle ve onların sokaklarıyla. Derinleşen anılar içinde o kadar çok şey hatırlıyorsun ki artık sokak sokak ,cadde cadde olaylar hafızanda canlanıyor. Sonsuz borç yapma lüksünün olduğu bakkal amca aklına geliyor, 24 saat açık olan tekelden efkarla aldığın alkol aklına geliyor vb. tüm bunlar yaşanırken bir gün bir ihtimal uğruna karşılaşabileceğini umduğun o sevdanı tekrar görebilme umudunu kaybettiğin aklına geliyor.
Hafızanın uzun soluklu belleği insanın kendi utancından kurtulmak için tazeler o hafızayı ve hep o yüzden deriz “her veda arkasından ne kadar kötü biterse bitsin hep iyi hatırlanacak” diye. Nasıl yalanda söyleriz insan olarak kendimize. İşte tam da böyle bir anda insan kendini içkinin o en kötü sarhoşluğunda bulur kendini. En büyük küfrü eder kendine en leş yerde kusar hayatına, ailene, şehrine ve seni sen yapmak için uğraşan bir ton şeye lanet edersin ve o gün fark edersin aciz bir yalnızsındır aslında sen.

 Çünkü insan aldattı, yalan söyledi ve tecavüz etti insanlığına bir sabahın alacakaranlığında ve kirlenen insanlığını miras bırakmak için çabalıyor şimdilerde yeni doğan çocuklarına tüm kötü anılarıyla beraber.

Fahrunnisa PANDA
(2011)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s