Ağzına Kürekle Vursunlar

      Diyelim bol sigaraların içildiği gırla alkolün tüketildiği bir ortamdasın. Herkes bir şeyler konuşuyor çok gülen yüzler, delicesine atılan kahkahalar var ortamda. Gelen yıl neydi ya da giden yılın hesabı kime kaldı bilmiyorsun bile. Ama insanlar gülüyor. Vücudunda bir yerlerinin ağrıdığını hissediyorsun ama ifadesi zor. Güç bela başını çevirip baktığında bir rakı kadehini görüyorsun susuz içiyorsun ve bir dal sigara çıkarıp yakıyorsun. Düşünmeye başlıyorsun “sahi ne zaman böyle olmuştuk” biz. Bir yıl daha bitiyor işte diyorsun ama bir yıl daha bitip giderken ne çalınmıştı. Ne çalınmıştı ki ruhumuz bu kadar yalnız ve üşür olmuştu. Düşler tasalar, yarım kalanlar, geride bırakılanlar olmuştu.
İnsan olarak her şeyin bir sonu olabildiğini bilmeliyiz ama unutuyoruz/lar. Her zaman aynı şey ve zamanların süreklilik içinde devam etmesini istersek yeni patika yolların açılmasını kapatmış oluruz. Sahnede ki perdenin inmesi, deklanşörün kapanması ve aşkta kapanış konuşması gibi işte bir şeyler bitebiliyor. Tıpkı geride bırakıyor olduğumuz yıllar gibi. Önemli olan yaşamda bitirdiğimiz bu değerlerin ve güzelliklerin anılarını bir dem olduğunu bilmemiz. Yeni hikâyeler için temiz bir şeyler yaratabilmeli. Kısacası sözün özü mücadeleyi elden hiç bırakmamalıdır. Bazen bir parmak şıklatması kadar çabuk olabilir durum ya da anların bitmesi. Bazen bir şeylerin bitmesine izin vermeliyiz. Bu dünya da görünür olduğunu iddia ettiğimiz her durum bizim inşa edebildiğimiz kadar var.  Hayatlarımız bir kumar masasındaki black jack oyunu değil farkına varın. Emeklerimiz takdir edilmeyebilir, o kadın bizi sevmemiş olabilir ve bizi kimse anlamamış olabilir. Ancak Oğuz Atay’ın da dediği gibi “ bizi kimse anlamadı bizde kimseyi anlamıyoruz”. Yıkın atın kendi duygusal yıkıntılarınızı, aynı televizyonda kaybediliş hikâyelerini izlemeyin. Merak etmeyin kimse yokken de yaşıyordunuz siz. Kitaplarınız, müzikleriniz, hiç okunmayan yazılarınız vardı. Bir dal sigara nefesine koskoca zamanlar sıkıştırabiliyordunuz. Bunları hatırlayın. Yılbaşını yalnız geçiriyor olabilirsiniz, dışarısı çılgınlar gibi eğlenirken siz bir bira daha açıp sıkıntıdan çılgınlar gibi patladığınızı düşünüyor da olabilirsiniz. Ama sakin olun ve durun. Elinize bir kitap alın ve çılgınlar gibi üstünde zıplayın, karşınıza alıp konuşun onunla. Hayatın sıkıcılığı size de hiç cazip gelmiyor biliyorum. Parasız mı kaldınız? Sevdiğiniz sizi sevmedi mi? Hayatınız mı kaydı? Dünyanız mı tersine döndü?  İnsanların ikiyüzlülüğünden bıktınız mı? Yaşadığınız ülkeden de mi? Dışarda birileri kasten ya da yanlışlıkla başka birilerini mi öldürüyormuş?
Evet bu ülke genç insanları öldürdü.. Uçakları seyretmeyi seven bir nesil iken uçakların can alan canavarlar olduğunu öğrettiler. Bu ülkede doktor gelmediği için ölen çocuğunu çuval parçası içinde saatlerce taşıyan babayı unutmadık.
En büyük işçi cinayetlerini unutmadık. Lastik ayakkabısı olan babaya tekrar lastik ayakkabı hediye eden devletin utancı bizim içimizde saklı kalmaya devam edecek . Çok tedbir alınması Allah’a şirk koşmaktır diyen din ulemasını hafızasından silmeyecek.  Zeytin ağacının kutsallığının vahşi kapitalizm için nasıl hoyratça çiğnenebildiğini hep biliyor olacağız. Kadın fıtratı konusunu erkekler tartışırken bir vajina kelimesinden bile çekindiklerini gülerek hatırlayacağız. Kadın üzerinden siyaset yapayım derken 5183 kadın cinayetine engel olamadıklarını hep hatırlayacağız.
Tüm olumsuzluklara inat daha çok kahkaha atacağız. Kayıplara rağmen aşka şans verip inanmaya devam edeceğiz. Son parasıyla bira alarak yılbaşını geçirecek güzel öğrenciye,şehirlerin pis sokaklarında neden o işi yaptığını bilmediğimiz/bildiğimiz kadınlara saygıyı, şarapçıların hikayesini dinlemeye, evde pijama terlik usullü geçirecek olan asgari ücretlilerimize, aşık olup sevdiğine kavuşamayanlara, inandığı din için en temiz şekilde dua eden tüm insanlara, yaftalamadan bölmeden birleştirici olanlara,kaybedenlerin, ağlayanların, sevişenlerin, yetim ve öksüz çocukların, cezaevinde f tipi yaşayanların, tutuklu öğrencilerin ve daha hayatımıza dair ne varsa herkesin en güzel şekilde yeni bir yıllı mutlulukla geçirmesini umuyorum. Son not seviyorsanız gidin konuşun! Kapitalizm çok vahşi, Alkol pahalı ve dışarısı soğuk dikkat edin.. Bonzaiden uzak durun!!
Bölüm Sonu Canavarı: Gaye Su Akyol –Yılan Yıllar http://www.youtube.com/watch?v=NJNXHR92Dus

Fahrunnisa PANDA
30.12.2014

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s