Norm(Al) Ol (-ma)

Normal ne demek? Sözün özü itibari ile “norm” alan insan normal insanın manasına bürünmüş biçimi herhalde. Normal ne demek bilmiyorken “normal insan”ı nasıl anlatırız. Nasıl ben normalim sen değilsin deriz. “Tüket İtaat Et Öl (Consume Obay Die)” sözü sonsuzlukta yol aldığı iddia edilen ruhları esir almış, sistem ruhları ulus üstü kadrolu birer askeri haline getirmiş. Tam tekmilli süresiz askerlik içerisinde çılgınlar gibi alışveriş yaparken insanlar, paran yoksa daha çok harcayacaksın ki bankalar (yasal tefeci) seni borçlandırarak kutsal askerlik görevinin yeniden üretimini sağlamak ile meşgul olsunlar. Sosyal Medya üzerinden yaptığın bu ulvi görevleri çılgınlar gibi paylaşarak başka kişilerin bu askerliğe katılımını teşvik et ki sürdürülebilir sömürüyü devam ettirsinler. Oluşan bu sürdürülebilir sömürünün devam etmesinin en büyük vazifesi “hep daha fazlası” şiarıdır. Hep daha fazla olacak daha çok yemek için, daha çok canlı öldüreceksin, daha çok sevgi için, daha çok kalp kıracaksın, daha fazla samimiyetsizlik için daha çok bencil olacaksın, daha çok daha çok derken kazanan sen olduğunu sanacaksın ama kocaman bir kaybeden olduğunu musallah taşına yattığında anlayacaksın.

Kadrolu normal insan olmaya başladığına göre, artık hayatın planlıdır. Önce ezberci tedrisat eğitimin içinden süzülüp geçecek, buna uygun yaşayacak temel yargı ve ahlak kurallarını özümseyecek, araba, evlilik ve çocuk ile devam eden bir süreç ile ömrü hayatını tamamlayarak bu dünyaya veda edeceksin. Hayal gücünü kullanmak bu sistem içerisinde üç kusurlu hareketten birisi, sorgulamayacaksın çünkü itaat edersen başarı sana gelecektir, kim olduğun sorusunu zaten geçeceksin. Kimsen kimsin sana ne, senin kim olduğunla senin ne işin var. Kadın olarak bedenini, ruhunu tanımak istemişsin ne haddine. Erkek olarak kim olduğunu sorgulamışsın ne ayıp, ne saçma, ne omurgasız bir hareket.

Israr edip diyorsun ki “Ben hayalde kurarım, kariyerde yaparım”. Sorgularımda, kravatlı işte yaparım. Yok, öyle bir şey. Neden yok çünkü bunları anormal insanlar yapar sen değil. Sistem anormalleri sevmez. Çünkü norm dışı olmaya başladığın zaman tehdit algısı yaratırsın( Norm ne hala bilmiyorum, ama dışında olabiliyorsun o bilmediğin şeyin). Anlaşılmazsın, tutunamazsın ve hedef tahtası olursun.

Ama seni hedef tahtasına oturtan, anlaşılmaz bulan, isminin önüne bir sıfatlar koyup hedef gösteren normal insan şunu bilmez, farkına varmaz hatta. Hayatın içinde olan her şey ama her şey, zamanın anormal olarak tanımlanan, taşlanan ve ötekileştirilip yalnızlaştırılan insanları tarafından inşa edildi. Şuan bu kelimeleri yazdığım bilgisayar Pascal’ın yarattığı hesap makinesi sayesinde olmuştur. Babası zamanında onun iyi bir dil eğitimi almasını isterken o sistemin ilk temsilcisi babasına karşı çıkarak matematiğe yönelmiştir. Nikola Tesla yaşamı boyunca 400 patent sahibi oldu, ancak New York’un bir otel odasına yalnız öldü. Steve Jobs sokaklar da yaşadı, çok sağlam kazıklar yedi dostlarından. Bugün neler yaptığını anlatmıyorum.

Dostoyevski, epilepsi hastası olan ve toplumun ceza sahası içinde on kusurlu hareketinden birini yapıyor müptezel şekilde kumar bağımlısı olarak yaşıyordu. Bununla ilgili bir kitap bile yazmıştı. Oğuz Atay toplumun tüm ahlaksal çürümüşlüğü içinde hedef olabilecek bir sevda peşinde koşuyor, sevdiği kadına daha yakın olabilmek için karısını boşuyordu. Yusuf Atılgan, edebiyatımızın iki büyük eserini verdi, kızdı insanlara, anlaşılamadı ve gitti Manisa’nın köyünde bir köşesinde kendinden yaşça küçük ama en büyük aşkı ile ölümü bekledi. İnsan ırkına duyduğu nefret ve güvensizlik bedenini öyle çok aşmıştı ki Walter Benjamin’in Fransa sınırında kendi kafasına sıkmaya zorladı. Hemingway’i okurken koltuklarımız kabarıyordu ama yalancının tekiydi, Jean Genet dönem anarşistlerinin vazgeçilmezi gibi gözükse de gasptan tecavüze bulaşmadığı suç yoktu. Kierkegaard tapınılası bilgeler sunuyordu ama ömürlük ceza kesmişti kendine çok sevdiği halde nişanlısını terk etti, çok sevdiği için bunu yaptığını söyledi hep. Çünkü kendisinden bu kadar nefret ederken onun sevgisinin hak etmediğini düşünüyordu.

Cinsellik, toplum, siyaset, ekonomi, bilim ve daha aklıma gelmeyen diğer tüm her şey anormal insanların omuzları üstünde yükseliyor. Ama senden normal olmanı istiyor sistem. Çünkü sen normal olursan sistem kazanır. Çünkü içinde yaşadığın dünya görebileceğin en pis kumarhane ve bu kumarhane de oynadığın tüm oyunlar da hep kasa kazanacak. Sen kaybedeceksin. Kazanmak için sistem dışına çık. Nasıl çıkacağını bilmiyorsan ilk yapman gereken güçlü şekilde bağırman olacaktır. Bağırdığın da gelecek olan kumarhane güvenlikleri sana çıkışın ne taraf olacağını öğretecektir. Kolay gelsin.
Fahrunnisa PANDA
18.01.2016

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s