Rutin Çöplüğümüz

Nereye gittiğini bilmediğin zamanları olur. Bir paket sigaran vardır. Başka bir şey e gerek var mı bilmiyorum. Zaman yok olur. Hedefini kaybetmiş bir halde sürüklenirsin sadece. Panik yapma. Öfkeli zamanları geride bırakmış, bir boşluk çökmüş olur hayatına. Hedefsizlik bir tümör gibi ciğerlerinde büyür şimdi. Sanki çektiğin her nefes ciğerlerine yapışırken birçok soruyu beraberin de getiriyor gibi hissedersin. Oluşan her soru karşısın da cevapsız tümceler içine sıkışırsın.

Çöküşe geçtiğin zamanlar aslında yaşadıklarını kabulde zorluk yaşadığına delalettir. Ne yapabilir len hayat dediğin zamanlardır. Dibe doğru çöktüğün zamanlarda cesaret ve korkusuzlukları daha fazla olur insanın. Belkide deli cesareti dedikleri bu olsa gerek. Aslında kimseye anlatmak bile istemediğin o çocuksu masum korkuların seni bu noktaya getirmiştir bilemezsin.  Hareketsiz, emekli balkonun da düzenli olarak sulanan bir saksı bitkisi gibi hissediyorsun kendini. Yapılan tüm eylemler sadece yapılmak için yapılan rutine dönüşmüş ve için yanardağ gibi patlamaya hazır. Rutin olmadan devamlılık zaten gelmiyordu biliyordun. Ama sen rutin olan her şeye karşıyken. Oluşan bu duruma sadece seyirci kaldığın için daha çok kızıyorsun. Kızgınsın zamana, gogene belki de var olan tüm her şeye.

Geceleri sevmenle başlamıştı aslında tüm bu rutine karşı duruşun. Sessiz olurdu hiçbir yanık ışık saklayamazdı mutsuzlukları, olanın olağanca olan çıplaklığını bilirdin. O kadar gerçek olurdu ki gece. Bundan kellidir bütün o korkak insanların tüm pisliklerini geceye sıkıştırması diye düşünürdün. Ağırlaşan gözlerini beyninin içinde ki sorular ayakta tutardı. Mutluluk ile mutsuzluk çizgilerini, para ile parasızlık kavramlarını, insanların mı seni anlamadığını yahut senin mi insanları anlamadığını hep bu saatlerde düşünürdün. Gidenler olmasaydı gelecek olanları nasıl öğrenecektik diye yıldızlarla konuşurken bulurdun kendini. Gitmek mi zordu kalmak mı hala cevabını bile bilemediğin. Ama uygulandığını gördüğün bir davranış biçimiydi. Anıların bile senden olmadığı. Çok uzaklarda. Nerede olduğunun cevabını bilmediğin yerlerdesin şimdi hoş geldin. Karamsar sanabilirler seni bunları okuyunca, tükenmiş, bitmiş bir bok olmaz senden denilecek vakittesin şimdi. Ama kaybettikçe kazanmıyor muyduk yanlış mı öğrettiler o kuralı sana. Bir çok yanlış öğretilen bilgi gibi bu bilgide yanlıştı geç farkına varıyorsun belki de.

Belki de  o dokunuşu yapacak kişiyi beklerken heba ettiğin muhteşem hayatın arkada kalmıştı artık. Mutluydun, dostların vardı. Sokakların vardı. Hiç sıkılmadan geceler boyu tekrar tekrar okuduğun kitapların vardı. Ama bir şey eksikti işte. Arıyordun işte kime ne! Sadece sen olduğun için sebepsiz, art niyetsiz böyle annenin tertemiz yıkadığı o kıyafetler gibi olması gerekti biliyordun. Zorunlulukların, rutinliklerin kirletmediği bakışlarla anlaşılan o güzel anlar olması lazım diye geçirirdin aklından. Sadece ‘’seni seviyorum‘’ cümlesini duyduğun da kalbinin hızlı kan akışına sebep olmalıydı. Çok şatafatlı, salon beyefendisi tariflere gerek yok diye düşünürdün aşkta. Herkes aşkı anlatıyor ama çok basit şekilde düşünmek gerek diye geçirirdin aklından. Rakıyı fazla kaçırdığın akşamlar hep bu aşka dair düşünürdün zaten. Kışın ortasında sıfır makyaj ile pijamaları geçirdiğinde üstüne başını omzuna yaslayıp yarı uykuya dalarken hissettiğin sıcaklık olmalı derdin. Son para ile içilen bir biranın yudumları alınırken parkta göz göze gelinmesi değilse nedir derdin. Unutulmaz bu aşkın en çıplak hali diye öğütler bile verdiğin olmuştu yaralı aşıklara. Bir gün çekip gitmeler yaşansa bile dönmek için en büyük cesareti bu çıplaklık verecektir diye düşünürdün. Kesin ve kati cümlelerini bile duyanlar olmuştu.

Düşünme artık vazgeçme zamanın gelmiş senin direnme. Bazen ne kadar direnirsen o kadar kaybedersin. Yanı başındaki mutlulukların kayıpları konuşulmaya başlanmıştır. Dört bir yanını saran başarıların değil girdiğin dönemeçler içinde kaybolduğun başarısızlıkların konuşulur olmuştur artık. Kaç oradan hiç arkana bakmadan. Ne sen oradasın artık nede bulabileceğin bir şey kalmış geride yıkık hayallerden başka. Anılar güzeldir tek başınalığın gelip çatmıştır. Ama anılar bile bilinmeyen zamanlar içinde karşılıklı tebessümler yaptırıyorsa güzeldir. Eğer farklı şekilde olmaya başladıysa evin içinde saklanan o tozlar gibi olduysa. Süpür gitsin hiç biriktirme. Yolda devamlı olan yolda insanlara bak hiç bir şey biriktirmiyorlar heybelerinde. Neden hiç düşündün mü ?Çünkü elindeki, zihnindeki her şeyi biriktirmeye başladığın an sen onların değil onlar sana tahakküm kurmaya başlıyorlar. Sen kendinin sen olduğunu sanırken aslında sen değilsin artık. Başka bambaşka biri oluyorsun. Eğer özgürlükse aradığın vazgeçebilme sanatıdır özgürlük. Bunları ben değil hep o filozof Emil Cioran söylemiş. Bazen bu vazgeçiş bir aşk, arkadaş, kariyerli iş olur. Görmezsin beynin bulanmıştır sorulardan çünkü o göremediğin küçük detaylar yüktür sana artık. Sana zarar veren o geçmiş ilişkilerin hiç bitmeyecek diye adlandırıp mücadeleyi sonuna kadar götürdüğün dostluk bir şey sağlamaz. Gitme vaktin gelmiştir. Sadece yorar seni. Bil bunları kabullenmek istemeyebilirsin ama gerçek bu. O yenilemediğin fikirlerin, sıkışıp kaldığın geçmişin, vazgeçmediğin ilişkilerin, statüsü sevdasına düştüğün için bırakmaya kıyamadığın itibarın yüzünden hedefsiz kaldın. Nasıl başından beri konuştuğumuz boşluğundan memnun musun yoksa. Bu değiştirmediğin sen, senin yüzünden şimdi belediye çöplüğü gibi oldun. Kokuyorsun, yalnızlaşıyorsun ve daha korkaksın. Silkelen ve kendine gel! Belediye çöplüğüne çevirdiğin hayatın yüzünden havasız kalıp ciğerlerin tümör yaptı ölüyorsun sen aslında farkında değilsin.

Şimdi bu konuştuklarımızı bir düşün ,ama önce kendinden başlayarak düşün. Sen kendinden ne kadar başlarsan düşünmeye o kadar değiştirirsin çevreni, dünyayı ve hayatını. Vazgeçmeyi bilecek kadar yaşadın. Sarhoş olacak kadar içtin, dişlerin sararacak kadar nikotin aldın vücuduna. Şimdi sadece çöplükleri temizleme vakti kolay gelsin ..

Fahrunnisa PANDA
24.07.2014

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s