Samimiyetle Yaşamak

Oktay Rıfat’ın güzel bir cümlesi vardır: ‘yalnızlık gittiğin yoldan gelir’ diye. Sanki hayatının son perdesi bu cümlenin hakkı verir şekilde gelişmiş. Çünkü insanın sonsuz bir ömrünün olamayacağını bir kez daha idrak etmiş bir haldesin. Biliyorum hayat her gün zamansız bir grilikte insana dur diyebiliyor. Aniden! Çok sevdiklerinden severken vazgeçtin ve dahası birçok olay saklı heybende. O yüzden güzellik ya da mükemmel olma peşinde koşmanın saçmalıklarını anladığın bir yaştasın. Herkesin muhteşem kusurları var biliyorsun. Ancak bu kusurları coşkun bir samimiyetle açıklayabilen insanlara inanılmaz hayranlık duyuyorum. Başka türlüsü bir nevi aldatma ve kocaman yalanlar silsilesi olarak gözümde canlanıyor. Kendi kusurlarından korkan bir insan, hiçbir zaman kendi sırtına dokunamayacak ki zaten. Çünkü insanın kendisine en uzak yeri her zaman sırtı olacak.

O sırta dokunmanın tek yolunun samimiyet ve içtenlikten geçtiğini biliyorsun. Kendince kötü geçirdiğin anda telefon açıp hiç tanımadığın bir insandan akıl almak delice bir fikir, akıl alır bir iş değil. Bunu sen de biliyorsun. Ama sen kendini toplumun genel geçer kurallarına göre şekillendirmedin. Özünden, kimliğinden, geçmişinden kaçmadın. Kim olduğunu biliyorsun, nereden geldiğini ‘babasının güçlü kızı’ olurken aslında bir yanının hep eksik kaldığını biliyorsun. Bir adamla tanıştığında tipinden daha çok sol cebinde şiir var mı diye kontrol ederken sana vereceği huzura baktın. O yüzden insanları erken tanıyıp kitaplara bu kadar çok meyil etmen bundandır. Yahut insanların ruhlarındaki o anlamsızlığı çözme telaşın belki de.. Bilemiyorum. Bu yüzden önce kendini sevmeyi öğrenmişsin. Sabahın beşinde anlamsız bir anda uykunda uyanıp günün ilk kuşlarına bakma sevdan bundan. Sen o sahil bankına oturup Edip Cansever okurken ruhunu, Turgut Uyar mısralarında geçmişinle sonsuz hesaplaşmaların hemhal dertlerine düşüyorsun. Kötü geçirdiğin günlerde derini yakıncaya kadar duş almaların bundan ötürü. Cahit Zarifoğlu mısralarında ruhun bedeninden bu yüzden uzaklaşıyor. Sıkıldığın insan gerçekliklerini söylemeye gerek yok. Herkese her sabah günaydın derken kendi ruhuna seslendiğini benim sana söylememe hiç gerek yok. Rosa şarap içip, Ay ışığı altında biriyle dertleşirken uzun zamandır yer alan suskunluklarını paylaşma telaşında olduğunun farkındayım. Çünkü çok uzun zamandır konuşurken susanların yanında saf tutmuşsun. Kapitalizmin paçalarımızdan aktığı bugünlerde, yetmeyen az maaşlarımıza, karamsar gelecek tablolarına rağmen cumartesi geceleri eğlen ve pazar sabahları uyumayı ihmal etme. Kimsenin ama kimsenin hayatına müdahale etmesine izin verme. Kendini bazı geceler yatağının içerisinde güçsüz hissettiğin anları kenara bırak. Yaşamın en dibinde, muhteşem bir güzel ruha sahip olduğunu asla unutma. Her zaman olduğu gibi kendine kocaman sarılmayı hiç ihmal etme. Güzelliğinle salın sokaklarda. Herkesi affetmek zorunda değilsin, bazen affetmek karşı tarafın merhametinde acınası haller yaratabiliyor. Bırak sen bildiğin yolda yürü elalem ne derse desin. Duygularına karşı dürüst olmayı hiç ihmal etme.

Ben çok düşünüp dünyanın en saçma ve yanlış kararlarını alan taraftan sesleniyorum sana. Çok düşünme boşver. Korkma hayattan, alacağın yanlış kararlardan hiç korkma ve insan kalmaktan hiç ama hiç korkma. Senin için çok özel insanlara dertlerini anlatmak seni savunmasız gösterse bile bunu yapmaktan vazgeçme. Çünkü bu yaptığın onur duyulacak bir davranış. Senin için özel ve değerli olan kişilere karşı her daim dürüst olmanın onurunu taşı yüreğinde. Ve eğer kırılgan ve naif kalbinden dolayı kendini güçsüz hissettiğin anlar oluyorsa. Hissetme dur orada. Bir kahve koy kendine ve bir sigara yak. Şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle;

Sen değerli ve özel bir kadınsın birinden bir zarar görsen bile hep affetmek istiyorsun. Çünkü sen şiirlerin gücünde, romanların o muhteşem karakterlerinde okuduğun aşka inanmak istiyorsun. Aşk’ın kaç kez hata yaparsan yap geri döndüren gücüne inanıyorsun, kalbin ne kadar yara alırsa alsın o kişiyle bir hayat kurmanın onuruna gönül bağlamış delilerdensin. Aşk, hissiyatlar ve sevgi korkutucudur. Genellikle yanlış insanlara karşı sonsuz bir arzu yaratır insan zuhurunda. Seni tanımaya başlamak çok keyifli çünkü çok yanlış insanlara gönül vermiş, çok yanlış insanların sol omzunu öpmesini dilemişsin ve dahası olmuş. Bu tamamen harika bir cesaret. Cesaretinden ve tüm bunlar olurken hala gururla devam edebilen kadınlık onurunu saygıyla selamlıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s