Doğmamış Çocuğa Mektup

Aslında seninle daha tanışamadık. Yakın gelecekte de tanışacakmışız gibi gözükmüyor. Çünkü senin var olabilmen için gereken uygun kişiyi bulma konusunda beceriksizim. Çünkü her konu da hoyrat davranıp, serseri yaşarken konu sen olunca çok ayrıntıcı olabiliyorum. Ama en büyük temennim aşkla var olman küçük ve değerli birey. Sen doğduğun vakitler hayatla ilgili birçok hikâyeler duyacaksın. Birçok öğretilmiş bilgi çaresizliğine boğacaklar seni. Ancak bu seni korkutmasın. Çünkü haddinden fazla berbat eğitim sistemiz harika olan beyinleri öldürme konusunda çok nitelikli. Bu ülke ilk cinayetini bilinçleri sömürerek gerçekleştirir ve asla son bulmaz. Ama sen korkma! Çünkü senin en büyük hikayen bilmek üzerine yapacağın yolculuklarda olacak.

Bilmeye, farklı tat ve dokularda olan hikâye kitaplarıyla başlayacaksın. Mesela ilk olarak, biraz büyüdüğünde şeker portakalı kitabını okumanın ne kadar ayrıcalıklı olduğunu hissedeceksin. Belki o yaşta anlamayacaksın ama ilerleyen zamanlar da nasıl bir kazanım olduğunu fark edeceksin. Küçük kara balık kitabını okuduğunda biraz hüzünleneceksin. Ama döktüğün o tatlı gözyaşları ilk insanlığını öğretecek sana. Sakın gocunma kendinden çok güzel bir insan olacaksın. İnan buna. İlerleyen yaşlar da biraz siyaset okumaya başladığında günümüz siyasetinin ne kadar boktan olduğunu göreceksin. Sana neden masal kitapları okuman gerektiğini ısrarla söylediğimi o vakit daha iyi anlayacaksın. Siyasette nasıl simsarca gözyaşları döküp, duyguların nasıl hoyratça harcandığını gördüğünde gerçek gözyaşının ayrımına varabileceksin. Bütün bunların yanında ben seninle her zaman nedensiz ve sebepsiz gurur duyacağım. Bunu hep bil.

Her zaman en büyük hataları işleyebilecek kadar insan ol, affetmenin her daim büyüklüğüne eriş. Ama sakın kin tutma küçük insan değerli birey. O kadar kin tutmuş insanlar gördüm ki küçük yaşlarımda. İnanamazsın. Bu kindar insanlar suçsuz insanları yargıladılar basit davalarla, sabaha karşı evlerini bastılar, birçok kavram arasında boğup kalın yasalar arasında canlı canlı çürütülen insanlar oldu. O kadar çirkin kindarlık içinde kaldı ki insanlığımız biz başkaları adına utanmak durumunda kaldık. Haber kanalların da hiç durmadan penguen seyrettirdiler bizim dönemimize. Sen o küçük yaşın da olsan çok severdin penguenleri. Ama bizi penguenden soğuttular. Gelecek adına, tarihe bir not düşmek adına gerçek haberler çok önemliydi, göremedik/göstermediler. Bu yüzden biz gezizekalılar olarak haber sokaktadır deyip sokağa çıktık. Bunu da kötü anlatacaklar sana. Çünkü eğitimcilerimizin birçoğunu rasyonel akıldan uzak yetiştirdiler. Taraf olmayanın bertaraf olduğu bir çağa denk geldin. Özür dilerim. Hiç insan ayırmasak ta hizmet yâ da parti yandaşı insanlarla doldurdular kadroları. İstisnalar mutlaka vardı ama inan bana tarih kitapları bu tarihi süreci yazamayacak.

Ben de hazır internet sansürü çıkmışken bu yazıyı sana yetiştirmekle meşgulüm hiç tanışamadığım güzel çocuğum. Biz gezide kaybettiğimiz güveni tekrar kazandık, yaren yanağından gayri her şeyin ortak paylaşılabileceğini öğrendik, en zenginle en fakir insanın bile bir sokak taşıyla nasıl da eşitlenebileceğini öğrendik. Ece Ayhan’dan beri aşkın örgütlenmek olduğunu, orantısız zekânın iktidarları nasıl korkuttuğunu, gülmenin en büyük devrimci eylem olduğunu öğrendik. İstenirse dünya yerinden oynar yeter ki özgür olsun insanlar denebildiğini gördük. Bunun nasıl bir gereksinim ve ihtiyaç olduğunu öğrendik. Şimdi sorabilirsin bu anlattıkların iyi güzelde. Sen neresindeydin bu işlerin peder bey, ne yaptın tüm bunlar olurken diyebilirsin.

Ben daha çok küçüklükten itibaren okumaya başladım, okurken haddim olmadan hep düşündüm. Yetmedi hadsiz biri gibi birde sorgulamaya çalıştım. Hiç sıkılmadan her bir haltı gözlemledim. Gittim emekçi sınıfın yanında saf tuttum, kimseyi ötekileştirmeden inanmış yâ da inanmamış saygı duydum, ırkına takılmadım. Çünkü insan ten rengi, şive, dil farklılığıyla insan olmaktan çıkmaz. Beynin içinde ki düşünceler gelişemediği için ne kadar okusa da entel cahilliğinden kurtulamayan kişi birey/insan olamaz. Ben kendimle mücadele içinde olmaya çalıştım. Ama kusura bakma farkındayım daha sen yokken bile şu haliyle çok kötü bir dünya, sen zamanına kadar ne olur bilmiyorum! Ama şunu bilebilirsin mücadele her daim sürecek.

Sanırsam sen doğduğun vakitler de sana çok büyük imkanlar sunamayacağım. Birçok otostop hikâyem, çok tatlı sokak anılarım, hiç bitmeyen kayıp aşklarım (hepsine teşekkür ederim çok büyüttüler harika şeyler kattılar bana), az paralarımdan ayırarak aldığım birçok kitabım ve mücadele anılarım var. Hee bir de beni sevdiğimi düşündüğüm dostlar, bana senin gibi mucize sunup aşkı değil sevdayı öğreten hatun başkent annen zenginliğimiz olacak (kendisini şuan tanımıyorum ama belki bir gün). Tamam, suratını ekşitme farkındayım anılar satılmaz, hikâyeler hiç bitmez ve para olduktan sonra dostlar hep gelir diyeceksin. Olur ya bu yazıyı bir gün okursan para hep kazanılır ama bu dediklerim yapılmaz unutma evlat.

Birkaç tavsiyem daha olacak sana değerli evladım. Sıkıcı lanet bir şeydir büyüklerin tavsiye vermesi falan. Dinlersen iyi olur dinlemezsen hayat öğretir. Ama sonunda bir öğrenme olur merak etme. O yüzden çok umursama. Emeğinle kazanılan paranın, çalınan bir paradan daha değerli olduğunu her zaman bil. Hiç başından eksik olmayan gökyüzüne her sabah bir şükranını sun. Karanlık geceler, boğulacağını bildiğin denizlere, neler olacağını bilmediğin gelecekler, tarihin tüm kötü karakterine rağmen hiç umudunu kaybetme. Herkes haksızsın bile derken sen haklı olduğunu bildiğin insanın yanında onurla dimdik durmaya devam et. Düşüncelerin söz, sözlerin karakter, karakterin ise alışkanlıklarla pisleştiğini bil bu dünyanın. Ve hiç unutma hep güler yüzlü çocuklar mücadele verecek. Dostlarına hoşcakal derken dostça kal demeyi unutma. Gözyaşı dökmemek erkeklik değildir unutma ağlamak güzeldir. Hiç bir zaman aklından çıkarma seni bir kadın dünyaya getirecek ve o yüzden kadının değerini unutmayacaksın. Aşk için gemileri hep yak korkma her zaman girip çıkabileceğin bir evin olacak. Alkol güzel bir şeydir yalnız unutma içtiğin gibi kalkmasını da bileceksen alkol iyidir evlat. Yoksa vezirken başladığın güzel zamanlar rezillik ile sonuçlanır. Canın sıkılır bunu istemem. İktidar, sermaye ve para yerine her zaman için akıl, bilim ve rasyonalite neyi gösteriyorsa ondan devam et.

Umarım bir gün çok konuşan babanla tanışırsın ve lanet olasıca adam beynimi ağrıttın, dolapta soğuk bira var mı diye sorarsın. Sonrasında bana kahkahalar attırır annen de oradan bana bağırarak kızar. Ve oğlanı da kendine benzettin deli manyak bir şey oldu der ve biz poljuscka polye dinleriz.
(Not: 6 sene öncesinde yazılmış bir yazı, bölüm canavarı olarak Mark Eliyahu- Journey parçası tavsiye edilir. Geceniz mavi olsun.)
21.02.2013

Doğmamış Çocuğa Mektup’ için 2 yanıt

  1. 6 nin uğuru üzerine olsun! Umarım şimdi, hangi anaokuluna göndersem projesi içinde geçer bu senen😉
    Ve elbette, affet beni blogo dostu, çünkü yazdığına göre en çok affedilmeyi sen hakediyorsun! Yüreğine kalemine sağlık. 🌻🍁

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s